17 Mayıs 2016 Salı

Hearthstone Whisper Of The Old Gods En İyi Desteler ( Midrange Hunter, Tempo Warrior, Miracle Rogue )

Öncelikle Hearthstone'dan eklemek isteyenler için : AlleyOop#21624

Whisper of the old Gods eklentisi geldikten sonra oyun ve desteler çok değişti. En önemli özellik neredeyse her classın artık en azından iş yapan güzel bir destesinin olması. Bende takip ettiğim kadarıyla en çok hoşuma giden 3 desteyi yaptım. Bazılarının tamamını çaldım ( Hunter ), Rogue ise tamamen kendim yaptım ama zaten metadaki desteyle en fazla 1-2 kart değişiyor. Warrior ise klasik tempo warrior. İlk olarak hunterla başlayalım.


Whisper Of The Old Gods Midrange Hunter Destesi



Çok fazla minyon bazlı deste ortaya çıktı. İçlerinde en hızlısı bana kalırsa hunter. Çok fazla kontrol desteleri oynamayı sevmediğimden bu tarz desteler bana daha eğlenceli geliyor. Desteyi oynamak da çok zor değil. Dolayısıyla bu desteyle çok rahat yükselebilirsiniz. Tek sıkıntısı destenin boardda çok geri düşerseniz dönüşünüz biraz zor oluyor klasik hunter sorunu zaten. Kart değişimi ne olabilir derseniz ben Ram Wragler gibi şans kartlarını pek sevmiyorum onu değiştirebilirsiniz. Ama şunu da söylemem gerekiyor ki birkaç oyun çok işime yaradı o yüzden 1 tane olmasında fayda var. Bir de bazıları secretı bear trap'e çeviriyor o da bazı oyunlarda iş görebiliyor. Onun dışında çok da değişebilecek bir kart yok.

Whisper Of The Old Gods Miracle Rogue Destesi



Oyundaki favori classım Rogue'un tekrar güçlenmesi süper oldu. Bu desteyi kendim yaptım ama 25 kart filan herkesin aynı zaten geri kalanını değiştiriyor herkes. Deste kendisi oynayan bir deste şöyle ki turn 6'da gadgetzan'ı bir şekilde korursanız ya da sonraki birkaç turn içinde oyun sizde zaten. Ama bazen öyle bir çekiyorsunuz ki elinizde 2 cold blood 2 conceal ile hiçbir şey yapmadan ölüyorsunuz. O yüzden en güçlü deste demeyeceğim ama oynanabilir bir deste orası kesin. Bir de desteyi oynamak zor o yüzden hiç oynamadıysanız biraz pratik yapın normal oyunlarda.

Whisper Of The Old Gods Tempo Warrior Destesi



Tempo warriorı ben bu eklenti gelmeden denemiştim ama özellikle şu deli gibi çeken agroolara karşı çok ağır kalmasından dolayı iş yapamamıştı. Yeni gelen kartlar ve metanın biraz daha midrange kaymasından sonra bana göre oyunun en iyi iş yapan destesi bu. Her sınıfa karşı güçlü ve çok değişik maçlar kazanabiliyor. Zaten warrior bu tarz minyon bazlı savaşçı bir sınıf haline getirilmek isteniyordu ki başarılı da olundu. Destenin küçük dropları değişmez de büyüklerde farklı farklı şeyler oynayanlar var. Ben eğer Varian oynayacaksanız kesinlikle bu legendarylerle oynamanızı öneriyorum. Biraz yavaş kalıyor deste bu haliyle ama en güçlüsü bu bana göre. Sylvanas yerine Malkorok koyanlar var mesela. Tempo açısından daha iyi ama riskli kart. Ondan bana bir kere cursed blade gelse ben unutamam onu bir daha diye koymadım hem Sylvanas güzel kart.

Bu ay çok az oynadım o yüzden hala rank on altıdayım. Bu destelerle çok rahat çıkabileceğimi düşünüyorum o yüzden fazla zorlamıcam kendimi. Destelerle ilgili sorularınızı alt tarafta sorabilirsiniz.

16 Mayıs 2016 Pazartesi

Game Of Thrones 6. Sezon 4. Bölümün Ardından ( Ateşteyim Ateşte :)) !! )

Game Of Thrones'un bu sezonki 4. bölümüne geldik. Çok çabuk geçiyor daha yeni başlamıştı sezonun ortasına geldik. Önceki bölümde olmasını beklediğim olaylar bu bölümde oldu. Onun dışında Littlefinger sonunda diziye geri döndü. Bana göre dizide kesinlikle bulunması gereken karakterlerden birisi ki bulunacaktır da. Onun dışında geçen bölümün incelemesinde bahsettiğim Jon Snow Ramsey Bolton karşılaşmasını göreceğimiz bu bölümle birlikte kesinleşti. Ve finale gelirsek Khaleesi'nin alevlerin içinden çıkışı inanılmazdı. Dizideki taht mücadelesi bana kalırsa şu an çok ikinci planda herkesin başında başka sorunlar var ve ben bu halini daha çok sevdim.

Her zamanki gibi dizideki sıraya göre olaylara göz atmaya başlayalım.

Bölümü Jon Snow ve Sansa'nın buluşmasıyla açtık. Çok uzun zaman sonra iki Stark'ı ( Jon büyük ihtimal Targeryan orası ayrı da yetişme anlamından bakın ) yan yana görmek güzeldi. Hatta geçmişten bahsettikleri sahnelerde ne kaqdar çok şeyin değiştiğini farkettim. Bir kalenin içinde yaşayan kardeşlerden şimdiki hale gelene kadar ikisi de çok şey yaşadılar. Ramsey'le olan savaşları bana kalırsa sadece onlar savaşırsa yenilgiyle sonuçlanacak ama Starklara sanki bu sezon başka şekillerle fırsatlar tanıyacaklar nasıl olacağını bilmiyorum. Belki de bu sezon bir Stark iyi bir şey yaşar belli mi olur! Biraz sonra Littlefinger'da bu konudaki görüşlerimi anlatacağım.



Littlefinger bu sezon ilk defa gözüktü iyi ki geri döndü. Eğer o olmazsa yukarıda dediğim gibi Starkların şansı sıfır kesinlikle. Peki onun olması Starklara fayda mı sağlayacak orası kuşkulu. Catelyn Stark'a olan aşkı yüzünden onlara yardımcı olduğunu düşünüyordum ben hep ve onu öldürenlerden intikam almak için. Ama Sansa'nın başına açtıklarından sonra onun kendisinin de söylediği gibi kendinden başka kimseyi düşünmeyen biri olduğunu düşünüyorum. Savaşta galip bile gelse bir şekilde gücü eline geçirmeye çalışacağını düşünüyorum. Tabi tüm bunlardan bahsederken Catelyn Stark'ın hayatta olduğuna dair teorilerin hepsini görmezden gelerek düşünüyorum. Eğer o karakter diziye bir şekilde geri dönerse işler değişebilir.

Tyrion bu bölüm ateşle oynadı bana kalırsa. Khaleesi kurtuldu gerçi ama yine de onun asla onay vermeyeceği bir şey yaptı. Köleliğe yaptığı yaklaşım aslına bakarsanız günümüz dünyasında da uygulanmış bir gerçeklik. Ama şu var ki gerçek dünyada köleler bunun için ayaklandı bir şeyler yaptı ve bu öyle kısa sürede olmadı. Ama bu bölümde Worm'a filan baktığımızda sanki dizinin akışı içerisinde kölelikten kurtulmak için o kadar doğal bir süreç işlenmedi dolayısıyla köle liderleri tekrar yükselişe geçtiler. O yüzden Tyrion'ın düşünceleri bana kalırsa mantıklı ama hatalı. Ayrıca 3 tane ejderhanız var tamam nerde oldukları belli değil ama 3 ejderhadan bahsediyoruz sonuçta neden bu kuvveti kullanmayı dizide kimse henüz ana hedef haline getirmedi anlamıyorum.



Margery ve Sir Loras ve dolayısıyla Lannistarlardan bahsetmek gerekirse şu High Sparrow'dan çok sıkıldığımı farkettim ben bu bölümde. Hep aynı muhabbetler dönüyor onların tarafında. Aslına bakarsanız bu kısımda biraz şu krallara ayaklanan halka benziyor. Özellikle bu bölümde Lannisterların müdahale etmesiyle farkettim yaşananları ki güçsüz zayıf halk birleşince ne kadar güçlü olduğunu bu High Sparrow sayesinde farketti. Ama benim canımı sıkan kısım bir anlam veremediğimiz uzun diyalogları. Dinleri hakkında diziden çok şey bilmiyoruz zaten inançları da öyle. Ya ben anlatılanların barizliğini farkedemiyorum ya da gerçekten bu oluşum zamanını doldurmak üzere. Umarım Lannisterlar buna bir son verir artık.

Theon Greyjoyların hikayesi özellikle babalarının ölmesi ve amcalarının gelmesiyle birlikte inanılmaz bir hal alacak bana kalırsa. Şimdilik bahsedecek çok bir şey yok ama birkaç bölüm sonra uzunca konuşmamız gerekecek.



Son olarak Khaleesi'den bahsetmem gerekiyor. Dizideki en farklı düşünen karakter olduğunu söyleyebilirim herhalde. Bazıları kral olmanın ve gücün peşinde bazıları din ve birlik olma peşinde Khaleesi ise hem insanları önemsiyor hem de doğuştan ona verilen niteliklerini. Her zaman kaçmak yerine insanları kurtarmayı ön plana alıyor ve bir şekilde şimdiye kadar hep başarılı oldu sonra kaybetse bile istediğini hep aldı. Ama oynadığı oyun veya rol bana kalırsa bu dünya için fazla iyimser. Bir düşünürseniz herhalde en büyük ordu onda, en doğa üstü özelliklere sahip kişilerin başında geliyor ve 3 tane ejderhası var savaşı şimdiye kadar kazanması gerekirdi ama hep oyalandı bir şekilde. Ve bu bölümde de gösterdi ki kendini insanlar için tehlikeye atıyor ve bu dünya bana göre öyle bir dünya değil. Konsey toplantısında Margery'nin büyükannesinin dediğini düşünün bir biz öleceğimize onlar ölsün 25 dakika sonra Khaleesi'nin yaptığına bakın birde. Bilmiyorum bence şansı fazla yaver gidiyor şimdiye kadar sonu kötü olacak gibi hissediyorum. Ama o son sahnede alevlerden çıkışı efsaneydi beni bir anda ejderhaların ilk doğduğu bölüme götürdü.

Toparlayacak olursak taraflar birbirleriyle olan mücadelelerinde baya bir ilerleme kaydettiler. Sonraki bölümde büyük bir savaş göreceğimizi zannetmiyorum. O Lannisterların saldırısında Tommen bir sıkıntı çıkarabilir yoksa haftaya efsane bir bölüm var demektir. Sansa-Jon kardeşlerin buluşması filan derken güzel bir bölümdü. Haftaya görüşmek üzere okuduğunuz için teşekkürler takipte kalın.


12 Mayıs 2016 Perşembe

Arrow 4. Sezon 21. Bölümün Ardından ( Finale Adım Adım !! )

Mayısla birlikte sonuna iyice yaklaştığımız Arrow'un 4. sezon 21. bölümünün incelemesiyle karşınızdayım. Sezonun bitmesine birkaç bölüm kala düşmanımız Damien Darkh gücünün zirvesine ulaştı. Öte yandan Oliver cephesinde işler iyi değil yani anlayacağınız tam bir sezon sonu havasındayız. Ben daha bizi olayın içine sürükleyen bir bölüm bekliyordum ama daha çok aksiyon ağırlıklı olmuş. Ayrıca Oliver'ın yeni dönen tekmeleri de efsane art arda filan.



Bu haftanın konusu hakkında çok bir şüphemiz yoktu zaten nükleer savaş yaratıp dünyayı yok etmeye çalışan Damien Darkh ve onun karşısında Team Arrow ve Calculator. Felicity'nin babasının tekrar diziye dönmesi özellikle Laurel ve Thea yokken iyi olmuş. Ama güvenemiyorum ona bir türlü dizide hayırlı baba olmadığı için nasıl güvenelim bknz : Oliver'ın babası, Thea'nın ve Tommy'nin babası, Laurel'in babası ( gerçi o toparladı sonradan ) diye gidiyor liste. Belki de Damien Darkh'la bile çalışıyor olabilir o derece güvenemedim ben. Eksik arayanlar hemen Damien Darkh niye öldürtmeye çalışsın o zaman diye atlamasın dizi bu olur mu olur. Ama bu kadar az bölüm kalmışken öyle bir şey olacağını sanmıyorum sezona sığdıramazlar. Herneyse bölüme geçecek olursak çok bir şey olmayan aksiyonlu ortalama bir Arrow bölümüydü. Ben onun yerine birkaç olaydan bahsetmek istiyorum önemli gördüğüm.

Adadaki olaylarla şimdiki hayatın paralel gittiğini hep söylüyorum. Ama bu bölüm biraz farklı bir şey olup bize adadaki olaylarla neyle karşı karşıya olduğumuzu gösterdiler. Şöyle ki adada 3-5 kişi ölünce sembol sahibinin nasıl güçlendiğini gördük, on binlerce insan öldü o füze saldırısında Darkh'ın gücünü düşünemiyorum bile. Ve Oliver'ın yeneceğini farzedersek nasıl olacak hiçbir fikrim yok. Zaten çok az bölüm kaldı nasıl işler dönecek kafamı çok karıştırdı.



İkinci olarak dizide o kadar olay oldu bir haftasonu tatili için giden Thea'dan kimse haber alamıyor kimsenin de umrunda değil çok ilginç geldi bana. Çok basit bir şey ama neden hiç bu konuya değinmediler anlamadım. Sıra gelmedi herhalde diğer olaylardan.

Son olarak son sahnede Damien Darkh bana şu Spiderman 2'deki Doktor Ahtapot'u hatırlattı. Onun da enerji kaynağında o şekil bir hali vardı. Demek ki kötüler birbirlerine benziyorlar. Şu an geldiğimiz yere bakarsak bir tane büyülü güçleri tavan yapmış süper kötümüz ve emrine amade bombaları var diğer yanda ise Laurel gitmiş, Thea babası tarafından kaçırılmış haldeki bir Team Arrow var. Bu sezon nasıl bitecek bilmiyorum. Haftaya inanılmaz olaylar olması gerek başka bir şekilde döneceğini düşünmüyorum ben durumların. Sorularınız veya fikirleriniz varsa benimle paylaşabilirsiniz. Okuduğunuz için teşekkürler takipte kalın.


11 Mayıs 2016 Çarşamba

The Flash 2. Sezon 21. Bölümün Ardından ( The Flash 101 !! )

Malesef internetten araştırarak tüm eğlencesini kaçırdığım 2. sezon 21. bölümün incelemesiyle karşınızdayım. Hikayeyi internetten okuduğum için Barry'nin geri döneceğini biliyordum hatta geçen haftanın incelemesinde de açıklamıştım. Birkaç farklılıkla birlikte tüm söylediklerimiz tuttu ve Barry tekrar hızına kavuştu ama sadece hız mı orası biraz karışık. Bölüm hakkında konuşmaya başlayalım isterseniz.

Geçen bölümün sonunda Barry'nin yok olduğunu görmüştük. Ki bizimkiler çok çabuk olayı kavradılar. Burada yine bu sezonun yıldızı Cisco devredeydi. Bilmiyorum Cisco'yu bu kadar önemli ve nitelikli hale getirmek mantıklı mı ? Sanki iki tane süper kahramanın hikayesini birlikte anlatıyorlar gibi geldi bana ama şikayetçi değilim. SpeedForce'ta Barry'nin yaşadıkları hem bize hikayeyi anlatmak amacı taşıyordu hem de Barry'nin yıkılan umutlarını geri getirme adına önemliydi. SpeedForce'u nasıl kullanacaklarını merak ediyordum ben fazla bilgim olmadığı için ayrı bir evrenin tanrısı gibi bir kafada oluşturmuşlar o da güzeldi. Ayrıca bu sezon özellikle Patty gittikten ve Iris Barry ilişkisine yüklendiklerinden beridir Iris'i ana hikayenin içine aşırı bir sokma çabaları var. Her şeyde anda Iris devreye giriyor tamam bir Laurel ( RIP ) gibi çok uyuz olmuyorum ama rahatsız ediyor beni. Kadınlar süper kahramanların süperliklerini bozuyor ta ilk Spiderman izlediğimden beri böyle düşünürüm bu konuda. Bölüme dönecek olursak hikayeyi bilmeyenler için eminim çok keyifli ve heyecanlı olmuştur ama benim için pek de öyle olmadı.



Şimdi akıllarda kalan soru işaretlerini cevaplamak gerektiğini düşünüyorum. İlk olarak Jesse ve Wally hızlarını kazandılar mı ? Jesse kazanmış Wally kazanamamış gibi gösterdiler bölümde. Bana kalırsa ikisi de kazandı güçlerini. Ama başka bir şey gerekli açığa çıkması için. Aynı bu bölümde Barry'de olduğu gibi. SpeedForce'un izin vermesi gerekiyor gibi düşünüyorum. Bence hemen kazanamamaları iyi oldu çünkü daha çok erken bana kalırsa tüm bu çok fazla sayıda Flash için. En azından 1 sezon daha var diye düşünüyorum.

Barry'nin geri dönüşü hakkında önceki bölüm incelememi okuyabilirsiniz ama yeni Barry tahminime göre bizim hiç bilmediğimiz yeteneklerle dolu. En basit örneğini Jesse'yi uyandırarak gösterdiler. Hızlandı mı o konu hakkında pek bir fikrim yok ama Zoom ile başedebilecek güce sahip olduğunu düşünüyorum ben artık.

En son olarak Zoom'un kendi ordusunu Flash'ın dünyasına getirmesinin tek açıklaması olabilir. Efsane bölümler bizi bekliyor. Final zaten çok yaklaşmışken bu kadar çok meta insanı bir arada görmek beni sonraki bölümler hakkında çok mutlu etti. Sonraki bölümlerde görüşmek üzere okuduğunuz için teşekkürler takipte kalın.



10 Mayıs 2016 Salı

Game Of Thrones 6. Sezon 3. Bölümün Ardından ( Ramsey Bolton Vs Jon Snow !! )

Game Of Thrones'un 6. sezonunun 3. bölümünü geride bıraktık. Dün internetim çok kötü olduğu için hiçbir türlü izleyemedim diziyi o yüzden yazı da bugüne kaldı. Öyle çok büyük bir şey yok zaten bölümde ama konuşulacak şey illa çıkar GoT bu.

Bu dizide her zaman yaptığım gibi yine dizideki sırayla birlikte olayları ve durumları konuşacağım birkaç önemli nokta var özellikle oralara dikkat çekmeye çalışacağım



Bölüm Jon'un uyanmasıyla başladı. Ben hala dirilmesinin dizinin tahmin edilebilirliğini çok etkilediğini düşünsem de ölmesi gerekliydi. Çünkü gece nöbeti karakterin potansiyelini o kadar çok sınırlıyordu ki Sansa dibinde ona bile gidemiyordu öyle düşünün. Ve tüm o yaşananlardan sonra sonunda yemininden kurtuldu. Şimdi nereye gidecek sorusu var herkesin aklında. Bana kalırsa Jon bir şekilde yabanilerin başına geçecek ve akgezenlerle olan savaş başlayacak. Geçen sezondan hatırlarsanız neyle karşı karşıya olduğumuzu bu sezon daha adlarını bile duymamamız çok ilginç. Jon'un isminden büyük bir kaderinin olduğu çok belli.

Sam de bu sezon hiç görülmemişti bu bölümle ona da kavuştuk. Ama onların hikayesi daha çok yeni başlıyor. Onlar hakkında konuşmak için çok erken.

Bran'e gelirsek; ben onun karakterini bir türlü çözemedim. Eskiden şu kuşların beynine girme gibi şeylerle sınırlı olduğunu düşünürken şimdi eski zamanları görebilme yeteneği var ve bu bölümün en önemli anıydı ki sanırsam o eskiye bir şekilde müdahale etme yeteneği de var. Babasına seslendiğinde dönüp bakmasının başka bir açıklaması olamaz. Ama o yaşlı adamın dediğini göz önüne alırsak geçmişle oynamak imkansız peki ya gelecekle oynama yeteneği var mı ? Çok ilginç bir karakter haline geliyor Bran. Dizide o kadar ortalıktan kaybolup efsane bir dönüş yaptı bu sezon.



Khaleesi'nin hikayesinin karışacağını biliyordum ama çok saçma yerlere gitti bir anda. Ülkesindeki iç isyanla uğraşırken bir anda 1. sezona döndü karakter resmen. Ben daha çok değinirler ona diye düşünürken bir anda oldu bittiye gelmek üzere hikayesi. Ejderhaları olan bir insanın o hale düşmesi de çok acı verici.

Meereen'de işler pek keyifli değil her zamanki gibi. Varys tek kelimeyle muhteşem bir karakter. Tyrion'la birlikte 2 sezondur güzel bir ikili oluşturdular. Ve khaleesi'nin de gitmesinden sonra bu iki karaktere güzel bir hareket alanı çıktı. Ama hiçbir şey olmuyor onların açısından orası biraz sıkıcı.

Lannisterlar güçlerini toplamaya devam ediyorlar. Hatta bu bölümde Varys gibi onlarında kuşları oldu. Çocukları kullanmak oldukça mantıklı kimse onlardan şüphe etmiyor nasılsa. Ve bu bölümde gördük ki Cersei ve Jamie bir başlarınalar. Bu sezon beklediğim büyük Lannister yükselişi geçe kalabilir gibi gözüküyor.

Arya ya da artık hiçkimse hep söylüyorum yine söyleyeceğim çok açık ettiler onun hikayesini. Bran'e bakın hakkında geleceğiyle ilgili hiçbir bilgimiz yok Jon çıktı gitti nolacak bilmiyoruz ama Arya'ya baktığımızda hepimiz onun gözlerinin iyileşeceğini de biliyorduk suikastçi olacağını da biliyoruz. Bilinen şeyleri izlemek sıkıcı bana göre. Keşke Arya'yı da biraz gizemli yapsalardı.



Ramsey Bolton, Jon Snow mücadelesi kesin gelecek diye sevinirken Rickon Stark'ın ( evet böyle bir stark daha var ) Ramsey'in eline geçmesi çok çok kötü oldu. Ramsey ile Jon'un hikayeleri de biraz birbirine benziyor ikisinin karşı karşıya gelmesi çok zevkli olacaktır ondan hiçkimsenin şüphesi olmasın. Hatta benim bu sezona dair en umutlu olduğum alan bu ikisinin savaşı.

Toparlayacak olursak pek birşey olmadan, 50 dakika daha nasıl bittiğini anlamadan biten bir bölümdü. Zaten bu dizi böyleydi hep. Uyutup uyutup beklemediğimiz anlarda bombaları patlatıyorlardı yine devam ediyor o. Haftaya görüşmek üzere okuduğunuz için teşekkürler takipte kalın.


5 Mayıs 2016 Perşembe

Arrow 4. Sezon 20. Bölümün Ardından ( Açlık Oyunları STAR City'e Hoş Geldiniz !! )

Arrow'un 4. sezon 20. bölümünün ardından mutlulukla klavyenin başındayım. Çok hüzünlü 2 bölümün ardından tüm gerçeklerin önümüze serildiği ve artık hikayeye tamamen hakim olduğumuz bir bölümdü. Bundan önce Darkh'ın amacı hakkında ya da yapmaya çalıştıkları hakkında her ne kadar bilgimiz olsa bile bilgimiz bir yere kadardı ama artık öyle değil. İsterseniz bölüm hakkında konuşmaya başlayalım.

Oliver sonunda Damien Darkh'ın büyü gücüne karşı bir şeyler yapması gerektiğinin farkına vardı ve dostu Constantine'nin yardımı sayesinde bir yerlere ulaşmak için Hub City'ye yöneldi yanında Felicity ile birlikte bu ekibimizin ilk parçasının bu bölümde uğraştığı şeydi. Bu konuyla ilgili izlediğimiz sahnelerde ne çok kötüyle mücadele ettiğimizi ve ne çok sevdiğimiz karakteri kaybettiğimizi hatırladım. Ve Oliver sonunda bir çıkış yolu bulmuş gibi geliyor o kişi de tabi ki Felicity. Hep dediğim gibi bu dizideki en önemli karakter o dolayısıyla her şeyin onda birleşmesi gayet doğal. Bu ikili açısında bu bölüm sakin ama konuda ilerleme sağlayan bir düzeydeydi.



Grubun ikinci parçası Thea kafa dinlemek için Alex'le birlikte şehir dışına çıkmaya karar verdi. Ama Dış yerine şehrin altına indiğini öğrendik bölüm sonunda. Alex, Ruve tarafından kandırılarak o HIVE üyelerinin içtiği haplardan içmeye başlamış gördüğümüz kadarıyla. Ve Thea'yı biraz sonra anlatacağım yeni dünyaya kaçırmış bir bakıma. Bu işte herkesin tahmin edebileceği gibi Malcolm'un parmağı var. Dünyayı yok ederken kızını koruma amacıyla tek güvenli yer olan Genesis'e götürttü. Şu an herhalde en sıkıntıda olan kişi Thea çünkü kimse yerini bilmiyor ve çıkışı yok. Ama Felicity herkesin üstüne çip yerleştirmişti belki o şekilde onu bulup harekete geçebilirler.

Grubun üçüncü parçası Diggle ise bu bölümün ana kahramanıydı diyebiliriz. Darkh kardeşi Andy sayesinde onunla oynayıp istediğini aldı ama asıl önemli olan Diggle'ın kardeşini öldürmesi oldu. Diggle gibi bir karakter için çok zor bir karar olduğunu hepimiz düşünüyoruzdur herhalde. Ben belki bir şekilde iyiye döner diye düşünüyordum ama Andy çok fazla nefret kazandı diziden ayrılması mantıklı o açıdan. Ayrıca Lyla karakterini dizide daha çok görmek isterim ben şahsen güzel oturmuş bir karakter.

Ve bölümün sonunda asıl gördüklerimizden bahsetmek gerekirse; bundan önce Damien'ın dünyayı yok etmek istediğini biliyorduk ve bir sürü bitki yetiştirdiği bir alan görmüştük ama anlam verememiştik o zamanlar. Bugün taşlar yerine oturdu. Şöyle ki Damien yerin üstündeki hayatı yok edip kendisinin yarattığı bir yeraltı hayatı oluşturmaya çalışıyor. O alan bana Açlık Oyunları'nı hatırlattı. Onda kurdukları savaş alanının aynısıydı bir benzerini Star City'nin altına da kurmuş. O bitkiler sayesinde de oranın oksijen ihtiyacını sağlıyor. Kısaca kendi dünyasını yaratmış gibi bir şey. Şimdi tek yapması gereken zaten var olan dünyayı yok edip kendi dünyasını asıl dünya haline getirmek. Onun için de Lyla'dan gerekli çipi çaldı. Bundan Oliverlar'ın haberinin olması bize çok büyük ihtimal sonraki bölümün bununla geçeceğini gösteriyor. Sonraki bölümü sabırsızlıkla bekliyorum okuduğunuz için teşekkürler takipte kalın.

Dipnot : Açlık oyunlarının ilk 3 filminin incelemesini yapmıştım zamanında. Baya bir haksızlık etmiştim ilk tepki olarak filmlere ama okumak istersiniz diye şuraya linklerini bırakıyorum. Açlık Oyunları 1 , Açlık Oyunları 2 , Açlık Oyunları 3 Part 1 dördüncü filmi de yakında izlemeyi düşünüyorum zaman bulduğumda onu da sonra eklerim.


4 Mayıs 2016 Çarşamba

The Flash 2. Sezon 20. Bölümün Ardından ( Wally & Jesse In Barry Out (!) )

The Flash 2. sezon 20. bölümün ardından olan biteni konuşmak için buradayım. Dizi sonunda boş işler yapmayı bırakıp geleceğe dönük planlarını bize gösterdi. Merakla beklenen Jesse ve Wally'nin koşucu haline gelmesi bu bölüme kısmetmiş. Öte yandan Barry öldü mü gbi sorular var herkesin kafasında. Keşke benim kafamda da bu tarz sorular olsaydı ama önceden dayanamayıp internette araştırdığım için her şeyi neredeyse biliyorum. Siz bilmek isteyenlerle de paylaşayım.



Öncelikle Wally ile Jesse'den başlayalım. Bu iki karakterde çizgi romanlarda Flash. Dolayısıyla bu ikisine bir şekilde o yeteneklerinin verilmesi gerekiyordu. Özellikle dizide yer almaya başlayınca herkes merak içinde bugünü bekledi ve bugün geldi. Çok uzun zaman geçmeden neredeyse 15-20 bölüm içinde ikisi de bu bölümle birlikte güçlerine kavuştular. Aslına bakarsanız Wally yani Kid Flash okuduğum kadarıyla en yüksek hızlara çıkabilen koşucu. Ve onun düşmanının ismi Hunter Zolomon yani bizim şu anki Zoom. Dolayısıyla bana Barry ile Zolomon'un karşılaşması saçma geliyordu çizgi romanlara bağlı gittiğini düşünürsek dizinin. Dolayısıyla Barry'nin yerine geçirebilirler isterlerse Kid Flash'ı ve Zoom hikayesi böyle devam edebilir ama ben bu şekilde ilerleyeceklerini düşünmüyorum.

Gelelim asıl soruya Barry öldü mü ? İsterlerse Wally ile devam edip Barry karakterini öldürebilirler ama bu kesinlikle olmayacaktır. O yüzden Barry karakterinin yaşayacağını varsayarak konuşuyorum. Bana göre ve çoğu kişiye göre de Barry Speedforce'a dönüştü bir şekil yok oluş gibi. Ama Wally zamanda yolculuk edip ona güçlerini verecek böylece hikayeye devam edeceğiz. Bu teori tamamen çizgi romanlardan alınma ve şu anki gidişata çok uyuyor. Bence bu sezonun ilerleyişi şu şekilde olacak; Wally hızı kazanacak sonra yanlışlıkla veya bir şekilde zaman yolculuğu yapacak ve Barry'e ulaşacak ve son bölümde Zoom'la savaşacaklar. Kazanırlar mı ya da Zoom hikayesi bu sezon biter mi bilmiyorum ama gidişatın bu şekilde olacağını tahmin ediyor herkes.

Vay be sezon nereden nereye geldi. Bu sezon başladığında açık 50 küsür delik vardı şimdi başka Flashlar var Barry ortalıkta yok Caitlyn kaçırılmış Wells'in yeni modeli iyi birisi filan. Bu sezon çok fazla şey yaşandı daha fazlasını için sonraki haftayı nasıl bekleyeceğiiz bilmiyorum. Yine de haftaya görüşmek üzere okuduğunuz için teşekkürler takipte kalın.


3 Mayıs 2016 Salı

Taliyah Ne Zaman Çıkacak ? League Of Legends'ın Yeni Şampiyonu TALİYAH !!

League O Legends ailesine yeni katılacak şampiyon belli oldu : Taliyah. Kendince farklı bir konsepti olan bir şampiyona benziyor şimdilik. Ama bazı özellikleri özellikle ultisi bana son zamanlarda çıkan şampiyonlarınkine çok benzer geldi. Peki Taliyah ne zaman çıkacak ? Bu sorunun cevabı şu an tam belli olmasa bile bana kalırsa Taliyah 6.10 yamasıyla birlikte oyunda aktif olacaktır. Umarım bu şampiyonu oyunda sık sık görürüz.

Kaliteli ve En İyi Youtube Kanalları ( 2016 )

Bugün biraz farklı bir şey yapıp size favori youtube kanallarımdan üçünü paylaşacağım. Anasayfalarına gitmek için başlıklarına tıklayabilirsiniz oralara gizledim linkleri.

1) BFvsGF ve PrankvsPrank 


Komik şakaları izlerken denk gelmişti bu muhteşem ikiliye o günden beri takip ediyorum. Çok ilginç bir hikayeleri var aslına bakarsanız. Şöyle ki bu kanalların sahibi Jesse and Jeana ilk çıkmaya başladıklarında Jesse ( erkek olan ikiside kadın ismi olduğundan karışmasın ) Jeana'ya şaka yapıyor o sırada da videoya alıyor bir arkadaşları. Ardında Jesse bu videoyu internete yüklüyor ardından bu çiftimiz ünlü oluyor. Şu an çok büyük iki tane youtube kanalları var. PrankvsPrank daha çok şaka videolarını paylaştıkları kanallarının adı ama eskisi kadar aktif değil çünkü artık sürekli bir şey mi olacak diye panik yaptıklarından birbirlerine büyük şakalar yapmayı bıraktılar ama arada ufak tefek oluyor hala. BFvsGF ise günlük vloglarını paylaştıkları kanalları. Oldukça aktifler ve gerçekten vlog işini önemsiyorlar. Güzel renkli bir hayatları var kesinlikle takip etmenizi öneririm. Favorim olan şaka videolarını da şuraya atayım size bir ilk izlenim verir. Team Jesseeeeeeeeee !

Sonradan eklemeli ortanot: Nasıl bir şom ağızlılık yaptım bilmiyorum ama ayrılmışlar. Oha nasıl denk geldi bilmiyorum, 3 mayısta yazmışım bu yazıyı ve 18 mayısta ayrılmışlar. Günlük Vlog çekmeyi artık birbirimizi sevdiğimizden mi yoksa bunu iş olarak gördüğümüzden mi bunu yapıyoruz bilmiyoruz gibisinden bir şeyler söyledi Jesse. Vaaaov !



2) Bart Baker


Popüler olan şarkıların parodilerini yapıyor. Bu tarz çok kanal olmasına rağmen ya bazılarında seslendirme iyi video kötü diğerlerinde de görüntü iyi seslendirme kötü oluyor. Ama Bart Baker'da her ikisi de muhteşem. Kesinlikle izlemeniz gerekiyor özellikle Taylor Swift'le ilgili yaptığı paradiler efsane.


3) baracksdubs


Dünyanın en saçma şekilde komik olan kanalı. Barack Obama'nın konuşmalarından parçalar kesip şarkı sözlerini oluşturuyorlar. Kimin nasıl aklına geldi nasıl böyle muhteşem bir şey ortaya çıktı kimsenin fikri yok.



2 Mayıs 2016 Pazartesi

Game Of Thrones 6. Sezon 2. Bölümün Ardından ( Yardımı Yemeyin :)) !! )

Game Of Thrones'un 6. sezon 2. bölümünün ardından konuşmak için klavyenin başındayım. Başlamadan önce buradan Justin Timberlake'e olan kızgınlığımı dile getirmek istiyorum. Abi sen napıyorsun sabahın köründe sayfasında Jon Snow diye kocaman ileti paylaşmış. Bölümü izlemeden önce gördüğüm için en efsane bölümlerden birini mahvetti çok sinirliyim ona karşı.



Bölüme geçecek olursak sezon bu bölümle birlikte tek kelimeyle efsane başladı. Tamam Jon Snow olayı çok beklendikti herkes geri geleceğini biliyordu ama öbür tarafta hikayenin geri kalanı inanılmaz bir hal aldı. Joffrey gibi bir manyak bu diziye bir kez daha gelmez derken bu Ramsey onu ezdi geçti parçaladı adeta. Bir bölümde babasını bıçakladı üvey annesini ve kardeşini köpeklere yedirtti napıyon sen ? Öbür yanda Greyjoylarda da abi kardeş mücadelesi derken bir anda dizi karıştı. Greyjoylar bence dizide kralları sebebiyle çok sevilmiyorlardı ama şu yeni gelen Euron Greyjoy onların hikayesine taraftar kazandıracak eminim.

Lannisterlar'ın birlik olmaya başladığını önceki bölümde söylemiştim ki bu bölümde aynı yolda ilerlemeye devam ediyorlar. Düşündüğüm gibi ilerlerse bu sezon Lannisterlar kesinlikle çok güçlenecek. Benim bu sezon için favorim hala onlar. Tabi savaş insanlar arasında sürerse ki öyle olacağa benzemiyor ona yazının ilerisinde değineceğim.



Lannisterlar'la ilişkili olarak High Sparrow  ve oluşumu iki sezondur benim çok ilgimi çekiyor. Hep krallardan kraliçelerden bahsederken onlar sanki insanların birlik olarak güçlerini göstermelerini temsil ediyorlar. Aynı Fransız ihtilali gibi ya da diğer büyük ayaklanma hareketleri gibi. Hep tahta birinin oturacağından bahsediyoruz ama acaba çok sığ mı düşünüyoruz ?

Lannisterlar'dan bahsetmişken Tyrion'ı atlamak olmaz. Ailesiyle pek arası iyi olmasa bile hem Lannisterlar açısından hem de hangi ismiyle seslensem bilemedim en iyisi Targaryen diyeyim onun için çok önemli bir noktada. Bu bölümde Daenerys gözükmedi büyük ihtimal onun hikayesinin anlatılacağı büyük bir bölüm bizi bekliyor. Ama kulağıma gelenler kadarıyla söyliyeyim Daenerys'i güzel günler beklemiyor. İlginçtir dizide şimdiye kadar hiç çok kötü bir duruma düşmeyen tek karakter o kaldı onun başına neler gelecek merak içindeyim. Tyrion'ın ejderhalarla konuşurken -Yardıma geldim - Yardımı yemeyin dediği sahne bu dizinin en komik anıydı kesinlikle.

Arya ile Sansa'da olan gelişmeler şimdilik önemli değil gibi gözüküyor. Özellikle Arya'nın kaderi sanki fazla belli oldu gibi düşünüyorum hala. 

Bran konusuna sonunda el atmışlar şükürler olsun. Herhalde son 13-14 bölümdür görmüyorduk Bran'i özlemişiz. Hikayenin içinde kendine yer edinebilecek bir karaktere bürünmüş gibi gözüküyor. Nasıl kullanacaklar dizide göreceğiz.



Gelelim bölümün hatta yılın olayına Jon Snow dirildi. Ben Arrow'dan bu dirilme işlerine bağışıklık kazandım öyle inanılmaz etkilemedi beni ama hayal kırıklığına uğrattı. Bu bölümde hatta bu dizide hep beklemediğimiz şeyler olurdu. Tahmin etmek neredeyse imkansız gibiydi hanginiz Robb'un düğünde öldürüleceğini önceden düşündü ya da Joffrey'in düğününde zehirleneceğini hiçbirimiz. Ama bu Jon olayı herkesin dilindeydi öldüğü saniye herkes aynı şey söylemeye başladı hatta Red Woman tarafından hayata döndürüleceği bile herkesçe tahmin ediliyordu. Dizinin klasına mı desem hikayesine mi desem yakışmadı sanki. Tabi Jon dönsün ona kimsenin itirazı yoktur herhalde inanılmaz bir karakter aynı Tyrion gibi dizide her zaman bulunmasının zorunluluk olduğunu düşünüyorum.

Yine her bir yanda karmaşa varken unuttuğumuz bir şey var Akgezenler. Bence yaşayan insanların kendi aralarındaki meselelerin hiçbir öneminin kalmadığı noktaya çok yaklaşmak üzereyiz. Şu anki şartlar altında Akgezenler'e karşı hiçbir ülkenin şansı yok. Birleşmeleri halinde diyeceğim de birleşmeleri de mümkün değil. Yani anlayacağınız çok savunmasız durumda tüm devletler. Hiçbiri neyin yaklaştığının farkında değil. Farkında olan tek kişi Jon Snow'du herhalde o yüzden bu kadar çabuk geri getirdiler. Şundan da bahsetmek lazım ölüp dirilince Gece nöbetine ettiğin yeminden kurtuluyor olman gerekiyor. Bu da sonunda Jon'un kapana kısılmaktan kurtulduğu anlamına gelir. Jon hakkında o kadar çok şey var ki isterseniz onlar hakkında ayrı uzun bir yazı yazabilirim. Bu haftalık bu kadar okuduğunuz için teşekkürler takipte kalın.

Dipnot : Bu bölümden sonra Jon Snow'dan başka birisi Azor Ahai çıkamaz,çıkması düşünülemez, çıkması teklif dahi edilemez.