22 Nisan 2016 Cuma

Vikings 4. Sezon 10. Bölümün Ardından ( Who Wants To Be King !! ) Sezon Ortası Finali !!

Her şeyden önce ana sayfada sağ taraftaki ankete katılırsanız benim için çok iyi olur hangi diziye başlayacağıma bir türlü karar veremedim şimdiden teşekkürler.

Vikings sezon ortası finaliyle karşımızdaydı. İlk olarak şunu açıklığa kavuşturayım bu sezon finali değildi bu sezonun 20 bölüm olması planlanıyor dolayısıyla bu sezon ortası finali. Yeni bölümler 2016'nın son çeyreğinde gelecek o yüzden çok uzun süre beklemeyeceğiz yeni bölümleri ki bu harika bir şey. Sezonun şu anki geldiği yere kadar genel bir değerlendirme yapacaksak dizinin ruhunun değiştiği bir sezon izledik. Özellikle dini şeyler hakkında çok fazla bilinmeze düşmemizi istediler. Önceki sezonlar gibi sürekli savaşan bir toplumu anlatmaktansa bu sezon daha çok kişiler ve onların durumları hakkında bölümler ve sahneler izledik. Dolayısıyla bu sezonun ilk yarısı çoğu kişinin beklentilerini karşılamamış olabilir ama yine de Vikings Vikings'tir.

Benim bu sezon ortasına gelene kadar en çok beğendiğim şey olayın artık Viking-Frank çatışmasından çıkıp Rollo - Ragnar mücadelesine dönüşmesiydi. Özellikle bu mücadelede kahinin yorumlarının doğru çıktığını düşünürsek bu çok çok başından beri planlanan bir şeydi. Ama bu kadarını kimse beklemiyordu bence. Ragnar sırf Rollo'dan öc alabilmek için ne kadar insanı öldürttü öte yandan Rollo ise tüm ırkına ihanet etti. İşin garip yanı kimse bu olan bitenleri garipsemedi çünkü bana kalırsa bu yaşanacaklar taa 2. sezondan itibaren planlanmıştı.



İnsanlar bölümü anlatmamı pek istemiyor nedense yazılarda olmayan şeyleri anlatmamı istiyorlar ama bu şekilde yürümüyor bu inceleme yazısı yapmak. Diğer sitelere de bakarsanız özellikle yabancı kaynaklara teker teker tüm olayları yazıp o konuda kendi fikirlerini söylüyorlar ki bu da olması gerek şeydir. Ama bizde dizide 5. sezonda kimin öleceğinin söylenmesi isteniyor. Ragnar'ın nasıl öleceğini merak ediyorsanız google'a Ragnar Lothbrok yazıp King Aelle tarafından öldürüldüğünü öğrenebilirsiniz ya da Rollo'nun İngilizlerin atası olduğunu öğrenebilirsiniz çok zor değil. Bu paragrafı sırf bu tarz yorumlardan sıkıldığım için yazıyorum.

Tekrar sezona dönecek olursak bana göre en iyi sezon kesinlikle değildi. Ama şu sezon ortası finalinden sonra Ragnar'ın geri dönüşünü gördüğümde sezonun sonrası hakkında çok heyecanlandım. Sanki o kaybettiğimiz Ragnar geri mi geliyor diye düşünmeden edemedim. Sezonun geri kalanının çok daha iyi olacağından eminim.

Dizide genelde olduğu gibi uzun bir zaman atlandı tahminimce 6-7 yıl ileriye gitti. Ragnar'ın oğulları büyüdü ki bu dizinin ilerleyişi açısından çok güzel ne kadar çok önemli karakter o kadar iyi. Ama Ivar karakteri kesinlikle diziye damgasını vuracak şimdiden söylüyorum. 



Lagertha'yı göremedik hatırlarsanız savaşta yaralanmıştı umarım ölmemiştir. En büyük merak uyandıran soru herhalde şu an için o. Ama Lagertha'nın diziden ayrılmasını daha düzgün bir şekilde yaparlardı yapacak olsalardı dolayısıyla bence yaşıyor kendisi.

Peki tekrar Rollo - Ragnar savaşını mı göreceğiz sezonun devamında derseniz benim cevabım hayır olur. O ikilinin savaşı bitti ve Rollo kazandı. Asıl hedef bundan sonra kesinlikle Ragnar cephesinde İngiltere olacaktır. Rollo'yu dizinin içinde nasıl tutacaklar orasını kesinlikle bilmiyorum eğer olay İngiliz Viking çatışmasına dönüşürse.

Bjorn'un Akdeniz sevdası gerçeğe dönüşecek mi ? O da bana kalırsa şu an için mümkün değil gibi gözüküyor. Özellikle Ragnar'ın dönüşünden sonra sezonun geri kalanının hedefinin İngiltere olduğunu düşünüyorum.

Toparlayacak olursak farklı bir Vikings sezonunun yarısını izledik. Taht mücadelelerinden savaşlara savaşlardan uyuşturuculara kadar her konuda sahneler vardı. Ben bazı karakterlerin çabuk ortadan kaldırıldığını düşünsem de Ragnar'ın çocuklarının büyüdüğünü düşündüğümüzde dizinin ağırlığının değişmesi oldukça güzel. Yeni bölümler ekim gibi gelir diye düşünüyorum. O zaman kadar başka bilgiler olursa buraya yazarım görüşmek üzere okuduğunuz için teşekkürler takipte kalın.


20 Nisan 2016 Çarşamba

The Flash 2. Sezon 18. Bölümün Ardından ( Bir Aydınlanma Yaşıyoruz !! )

Her şeyden önce ana sayfada sağ taraftaki ankete katılırsanız benim için çok iyi olur hangi diziye başlayacağıma bir türlü karar veremedim şimdiden teşekkürler.

Sezonun sonuna yaklaşırken süper heyecanlı bir bölümü geride bıraktık. Bu bölüm bize neredeyse her şeyi açıklayarak diziye bakış açımızı daha farklı bir pencereye taşıdı. Öte yandan Cisco'nun güçlerini kullanmayı öğrenmesi ve Iris'in duyguları da bölümün konusunu değiştirdi. Haydi konuşmaya başlayalım o zaman.



Uzun uğraşlardan sonra Barry eski dostu Harrison Wells'in yardımıyla hızını arttırmayı başardı ve yönünü Earth-2'ye çevirdi. Rakip Zoom ve bu bölümde öğrendiğimiz kadarıyla yeni ismiyle Hunter Zolomon. O konudaki kafa karışıklıklarını gidermek için o isim kısmını açıklamak istiyorum. Bizim sezon başından beri Jay Garrick diye tanıdığımız kişi Hunter Zolomon'du. Peki iki tane Zolomon görüp duruyoruz dediğinizi duyuyorum hem Zoom'sa hem Jay nasıl oldu dediğinizi. Orada da önceki bölümlerde Eobard Thawne'nın ölmediğini öğrenmiştik hatırlıyorsanız. O bölümde bize zaman dilimlerinin birbirinden bağımsız olduğunu öğretmişlerdi. Aynı şekilde Barry'de zamanda geriye gidince iki tane olmuştu. Burada işler biraz farklı. Zolomon zamanda geriye gidip kendisinin önceki bir halini planında yardım etmesi için ikna etti. Ardından da onu öldürdü ve böylece Barry gücünü arttırmaya çalıştı sonuç olarak tüm bunlar Hunter Zolomon'un işine geldi. Öte yandan Jay Garrick gibi dolaşarak Earth-2'de insanlara yardım edip sonra onları öldürdüğünü de öğrendik. Burada aklıma şu soru takıldı acaba Jay Garrick karakteri Zolomon tarafından yaratılmış sahte bir karakter mi yoksa gerçekteki Jay Garrick Zolomon'un elinde tutuluyor mu ? Eğer Zolomon'un elindeyse maskeli adamın kim olduğu sorusunun yanıtı çok belli oluyor.

Hunter Zolomon'un dizide adı geçtiğinde herkes farketmişti onun Zoom olma ihtimalini ama çizgi roman serilerinde Zolomon'un olayı Wally'le olduğu için benim de içinde bulunduğum grup onun sadece sonrası için hazırlanılmış bir kurgu olduğunu düşünüyordu.



Bir başka konu ise Barry'nin hızını kaybetmiş olması ve Caitlyn'nin Zolomon'un elinde olması. İşleri iyice karıştırmak için yaptılar tamam ama çok saçma değil miydi ? sonuç olarak artık Barry ondan daha hızlıydı anlaşma yapmak yerinde onu yenebilirdi. Bilmiyorum bana aşırı saçma geldi o kısım. Caitlyn'nin kaçırılması da herkesin tekrar konuya odaklanması içindi. Yoksa Barry pes edecek diğerleri de kabullenecekti şimdi ise arkadaşlarını kurtarmaları gerek.

Bu arada farkettiniz mi bilmiyorum ama Barry'nin kıyafetine eklenen Takiyon son o hız çalma sahnelerinde yoktu. Ayrıca hızı aldıktan sonra bile Zolomon'un şimşekleri maviydi. Dolayısıyla o kısımda da bir numara olması muhtemel. Çünkü her şey çok basit gerçekleşti. Koskoca sezonda Barry'e binlerce numara yapan Zolomon bir aile üyesini kaçırarak anında istediğini elde etti. Ben mi çok realistik bakıyorum yoksa olanlar mı çok saçma bilemedim.



Tüm bunların dışında Iris-Barry ikilisi yine gündemde. Geç bile kalındı diyorum ben o konu hakkında.

Cisco'nun güçlerini keşfedişi bu sezonu değilse bile sonraki sezonları çok çok etkileyecek. Barry'nin eksik yönlerini sanki o gücü sayesinde tamamlıyor.

Toparlayacak olursak sezon finaline yaklaşırken her zamanki gibi tüm işler dibe vurdu. Ekipte şu an için iyi giden bir şey olduğundan bahsetmek çok zor. Sonraki bölümün ben yavaş geçeceğini düşünüyorum büyük ihtimal Jesse'yi arayacaklar. Henüz Zolomon'la yüzleşmek için çok erken ve henüz mümkün değil gibi gözüküyor. Okuduğunuz için teşekkürler takipte kalın.


15 Nisan 2016 Cuma

Vikings 8. Ve 9. Bölümlerin Ardından Çok Kısa Bir Yazı ( Büyük Gün Çok Yakın !! )

Vikings'in son iki bölümünün ardından nerede olduğumuzu konuşmak için birkaç şey yazacağım çok uzun tutmamayı düşünüyorum yazıyı haftaya malzeme kalsın. Geçen hafta dizide resmen temizlik yapıldı gibi bir şey olmuştu. Odo'lar Yidu'lar filan hepsi aynı bölümde gitti bir de üstüne üstlük Harbard da şimdilik gitti. Herkes Ragnar'dan ümidi kesecekken Ragnar yine kendinden bekleneni yaptı ve sonunda bugünkü 9. bölüme geldik. Bu bölümde sanki fırtına öncesi sessizlik gibiydi. Ama benim bu bölümden asıl anladığım olay artık viking frank çatışmasından öte bir şeyler izliyoruz. Bir yanda Abi-Kardeş'in çok çok uzun yıllardır süren savaşı, öbür yanda tek başına İngiltere'yi eline geçirmeye çalışan bir adamın hırsları. 

Önümüzdeki bölüm dizinin tüm gidişatını değiştirecek olaylara sahne olacak bence. Bu sezondan hiç olmadığım kadar umutluyum. Sonraki bölümde her şeyi konuşuruz. O zamana dek hoşçakalın okuduğunuz iiçin teşekkürler.

Dipnot : Birkaç kişi Vikingleri kötü gösteriyorlar gibi şeyler yazmış internette onları gördüm. Bunlar barbar kavimler emin olun burada bize gösterdikleri onların insanlara yaptıklarının yanında hiçbir şeydir. O yüzden kimse kimseyi kötü göstermiyor emin olun o konuda.


10 Nisan 2016 Pazar

Karaçalı - Sesindeki Yalnızlık (2016)

Karaçalı benim en sevdiğim sanatçılardan biridir belki de en sevdiğimdir. Rapi bıraktıktan sonra 2012 yılında Sesindeki Haziran diye bir parça yapmıştı ki bence tek kelimeyle bir şaheserdir. O şarkı o kadar çok sevildi ki sene 2016 o kadar isteğe üstat da kayıtsız kalamadı ve Sesindeki Yalnızlık'ı çıkardı. Şarkı paylaşmak ne kadar mantıklı böyle şey mi olur deseniz bile 1 kişiyi bile Karaçalı'dan haberdar etsem benim için üstada faydadır. Dinleyip şans verin zaten gerisi kendiliğinden gelecektir.

Karaçalı - Sesindeki Haziran ( 2012 )


Karaçalı - Sesindeki Yalnızlık ( 2016 )


Sözler ( Sözleri Youtube'dan Alican Güneş isimli arkadaştan aldım teşekkürler )

Gözlerinde buz parçaları izler, sessizlik Ve sessiz bir sitem olarak, kalkar yıldızları izler Aşk yok, markaların kalbinde yatan yalnızlık var Ben yokum, aynada biriken, uzayan yalnızlıklar Size acı, içki ve unutuş eğer: aşk Batma, ölüm ve hiçlikse dayatılan rol desem Bu sürgülü ve keçeleşmiş kirpiklerin ne anlamı var? Size gösterilen bir veda ve yol desem Ve kan, ve hayat, ve duygular bana mutluluk Biraz ne zan, ne sana dair kırık bir ati. Konu: Miras Üzgünüm denedim her versiyonunu üzgünlüğün Kaybetmek korkularıydı odama giren mavi duman O sesler de kayıp, içim bomboş artık Daha mı yalnızım? Hayır! Mutsuzluk uyuşturuyor, umudun kıyısız tarafındayım Ben asla ağlamam, sadece gözlerim dayanıksız Hayvan yangısı, yılgın çiçek çelenkleri gönderdim cenazeme Şimdi gündelikçi akşamlara kon Hatırlat bana uzak ve yakınlığın sarıldığı bankı Hatırlat, nasıl başlamalıydı dinlediğimiz ilk şarkı? Hatırlat başak saplarını dik tutan gölgemi Hatırlat efkarı, deliren gezegenimi ve öfkemi Hatırlat nasıl yenilirdi güneş? Çiçekleri delip geç! Hatırlat bana benzediğin şehri, gerçekten sevince Yalnızlık, yalnızlık Saklandığın o küçük delikte buluyor seni Yalnızlık, yalnızlık Seviştiğin o kalpsiz bedende uyuşturuyor seni Bir yağmura başlar gibi, bir koşuda yavaşlar gibi Şaşkınlığa atılgan, atar kil ve kıvrak Bir ismin arasına kıstırılmış sonsuzluk gibi aşk Nasıl yol alır sayısız dudaklarından? Gel kıyılarına yüzümün, yüzme öğret can çekişen balıklarına Gel o kumun dakikalarına kumrallığını uzat Ve biraz sakalımın kokusunu al, götür ört yastığına Bir oğul doğur ve beni unut, hatıralarımı yak Şimdi hiç görmedim o son seviştiğin yabancıyı Alışırım konuk oyuncu olup kaçınılmaz sonlarıma Mutluluk üzerine bahis yapma zamanlarımızdı, hatırlarım Ansızın kente ve yüreğime doğrulttuğun tabancayı Zamansız ve Fransız, kör makas, kesik rızk Kahveyle direnen hücre, bunlar bizim merhabalarımız Nitokinle görünen sabah, bunlar bizim günaydınımız Bir unutuşun ortasındayız, bunlar elvedalarımız Şimdi seni gasp edecekler bir yüzük ve müstakil evle Benim bütün takım elbiselerime pişmanlık sıçrayacak O zaman çöküp bir sigara yakabilirim bu kentte Yağmurlar yağdırabilirim taze simit kuyruklarına Gidişine korunamadığım gibi, dönüşünü de savunamam Yokluğuna dayanabilirim, ancak sade bir fotoğraf olarak Köprüler de ayrılabiliyor, nehirler de sevgilim Hayat böyle; bir yerden sonra ne kadar karışsan da kalabalıklara Yalnızlık, yalnızlık Saklandığın o küçük delikte buluyor seni Yalnızlık, yalnızlık Seviştiğin o kalpsiz bedende uyuşturuyor seni


7 Nisan 2016 Perşembe

Arrow 4. Sezon 18. Bölümün Ardından ( Gelin Dertleşelim Biraz !! )

Sezon başından beri bugünün geleceğini biliyorduk. Her konusu açıldığında teoriler üretiyorduk ama hep içimizde belki olmaz belki 'önemsiz' biridir diyorduk. Ama ekibin, Team Arrow'un Black Canary'si artık yok. İlk olarak bir geçmişe gidip bu sezonun ilk bölümünün incelemesine buradan gitmenizi sonra buraya geri gelmenizi öneririm. Bu arada bu inceleme değil öyle aklıma gelenleri yazacağım bir yazı olacak lütfen Bu nasıl inceleme yeaa diye gelmeyin.



Bu bölümün hapisten kaçışla ilgili olacağını biliyorduk ki öyle de oldu. Ama o bilgilendirme sadece bizleri uyutmak için ortaya atılmış yemmiş. Sezonun en büyük olayının olacağı bölümden önce uyutulmuşuz gibi hissediyorum. Şunu söyliyeyim Laurel öldü o konuda kafanızda şüphe olmasın. Tvline'ın Arrow'un dizi sorumlusuyla yaptığı röportajı okursanız her şeyi açıklıyor bizlere. Neden ölecek kişi olarak Laurel seçildiği sorusuna şu gibi bir cevap vermiş : Oliver ile Laurel'in aşk hikayesini Sezon 1'de anlattık. Ve orada olanlardan sonra bu ikili için geri dönüş şansı artık yoktu. Ayrıca Felicity ve Laurel'i bir aşk savaşına sokmak istemiyorduk. Buradan ve yazının öncelerinden anlaşılabilecek birkaç şey var. İlk olarak aşk hikayesi dolayısıyla öldürmediklerini ama son bölümde bunu kullandıklarını söylüyor ki burada biraz tutarsızlık var gibi. Hatta bu kararı aldıktan sonra Oliver ve Laurel'i sezon içinde arkadaştan iyi arkadaş konumuna getirmeye çalıştıklarını söylüyor. Bence tüm bunlar yalan. Dizide herkes Felicity'i seviyor diye Laurel'i feda ettiler. Bana soracak olursanız da Felicity kalsın derdim ama Laurel'den bahsediyoruz dizideki neredeyse her şeyin başlangıcında sonunda illa olan belki Oliver'la birlikte tek kişi. Laurel'in diziye veda etmesi çok çok büyük bir olay.



Şu röportajı okumadan önce hemen aklıma şu Oliver'ın sahte ölü numarası geldi hele bir de yalnızlarken bir anda öyle bir şey olunca onu yaptılar sandım ama öyle değilmiş, o ihtimali de kafamızdan silmemiz lazım.

İnsan elindekilerin değerini kaybedince anlıyor gerçekten. Tüm sezon Laurel şöyle ol böyle ol git dedik dedik gerçekten gitti.

Peki şimdi ne olacak klasik sorumuz. Damien'ın tekrar olaya dahil olduğunu söylemek mümkün herhalde ama bizim bilmediğimiz silahları olduğunu düşünüyorum Oliver'ın. Adadaki olaylar ile sezonun paralel gittiğini düşünürsek Oliver adadan kurtulduğuna göre daha önce bu büyü gücünü bir şekilde yenmiş. Gerçi artık yense de bir şey farketmez giden gitti. Beni bile duygusallaştırdı bu bölüm belki sonradan yeni bir yazı yazarım bu konular hakkında şu an her şey çok sıcak insan mantıklı düşünemiyor. Bir de benim gibi bu dizilerde olan şeyleri gerçekten kafanıza takıyorsanız işler daha da zorlaşabiliyor. Sanki gerçek hayattan bir dostumu kaybetmiş -abartıyorum tabi ki- gibi hissediyorum. O yüzden ne kadar izlesem de Game of  Thrones'tan nefret ediyorum belki de.

Dizi çok duygusala döndü diyorduk düştüğümüz hallere bakın şimdi bir de. Bu arada Flash gibi Arrow'da 2 haftalık bir araya girmiş. Herhalde tüm bu olanları sindirmek için bize süre verdiler biraz. Daha sonra görüşmek üzere kendinize iyi bakın.



2 Nisan 2016 Cumartesi

Nisan 2016 Playlistim ( Playlist Daha da Muhteşemleşmeye Başladı ! )

Şu sıralar pek müzik dinlemesem de aralık ayında paylaştığım playlistimi biraz yeniledim. Sıkıldığım şarkıları çıkarıp yeni 15-20 tane ekledim. Şarkıların genel bir özelliği yok çoğunluğu şuradan buradan duyduğum güzel parçalar. Genellikle rap müzik dinleyen ben için içinde rap müzik olmayan bir playlist yapmak zordu ama gerçekten güzel olduğuna eminim.

Ayrıca önceki playlistimde genellikle son birkaç ayda çıkan şarkılar vardı. Bu sefer o özellik biraz kayboldu gibi. Umarım dinlerken eğlenirsiniz. Playlisti takip ederseniz yapacağım yeniliklerde de rahatça haberdar olabilirsiniz.

Playliste gitmek için BURAYA tıklayabilirsiniz.

Direk link ise: https://open.spotify.com/user/11138814954/playlist/0p1oc1cBVzo51XChW32JAq

Linki spotify'dan veriyorum çünkü dinlediğimiz sanatkarlara destek olmak önemli. Son olarak playlisti karışık çal modunda dinlerseniz daha iyi olacaktır. Ben o karıştrma işini pek iyi beceremedim çok slow gidip sonra çok hızlanıyor onu önlemiş olursunuz.

Playlistten birkaç şarkı örneği :



1 Nisan 2016 Cuma

Vikings 4. Sezon 6. Ve 7. Bölümlerin Ardından ( Muhteşemlik Ve Hayal Kırıklığı !! )

Vikings'in 7. bölümünün ardından bir şeyler konuşmak için sizlerleyim. Geçen hafta diziyi izlemeyi unuttum nasıl oldu hiçbir fikrim yok, o yüzden son 2 bölümde neler oldu neler olacak onları konuşalım istiyorum.

Başlamadan önce söylemek istediğim birkaç şey var. Dizi özellikle bu sezon çok büyük bir evrim geçirdi benim gözümde. İlk sezonlarda hatırlarsanız mistik yada dini diye tanımlayacağımız şeyler vardı ama bunlar kafamızda çok fazla soru işareti oluşturmuyordu. Hikayeler anlatılıyor, iskandinav mitolojisiyle ilgili mitlerden bahsediliyor ama bu bahsedilenler hiçbir zaman bölümlerin önüne geçmiyordu. Hatta bu din konularında en arada kalmış olan ve en çok konu edilen kişi Athelstan'ı bile kadrodan çıkarttılar. Bu sezona geldiğimizde ise Harbard konusu neredeyse tüm bölümlerin önüne geçiyor diyebiliriz. Oldukça güzel başlayan bir savaş, kuşatma bölümü izlememize rağmen herkesin aklında kim bu Harbard, Floki ile ne gibi bağlantısı var gibi sorular var. Bu bana kalırsa dizinin tarz olarak değiştiğine örnek teşkil ediyor. Ve daha büyük değişikliklerin geleceğine inanıyorum onlara da yazının ilerideki bölümlerinde yer vereceğim.



Bana kalırsa çok kötü bir 5. bölümün ardından Paris'e yeniden saldırı hazırlıkları ile dizi olması gereken çizgiye geri döndü. Bir yandan da Harbard'ı tekrar hikayenin içine katarak üst paragrafta bahsettiğim mistik yönü diziden koparmadılar. 6. Bölümle ilgili akılda kalan sahneler Ragnar'ın geçmişe ait anılarının gösterildiği ve tabiki Rollo'nun düşman tarafına geçtiğinin öğrenilmesiydi. Bu haftaki bölüme geldiğimizde söyleyebileceğim tek şey ben bu dizinin savaş sahnelerini seviyorum ve beğeniyorum. Bu tarz dizileri sevdiğim ve çoğunu da takip ettiğim için bu konuda haklı olduğumu da biliyorum. Çok sık karşılaştırıldıklarından GoT'un örnek verecek olursam bence savaş sahneleri o dizidekiler ezip geçer. Tabi değinilmesi gereken daha çok şey var işte şimdi onlara geçelim isterseniz.

Ragnar'ın '' ilaç '' hastalığı bildiğiniz uyuşturucu yani diziye çok fazla etki yapmaya başladı. Gerçekte böyle bir olay var mı yok mu onunla ilgili bir bilgi bulamadım. Hatta Çinli kızla Ragnar'ın hikayesini bizim eski Türkler'e benzettiyorum. Nasıl Çinli prensesler bizim kağanları, hakanları kandırıp devleti parçalıyorsalar sanki bu Yidu da aynı böyle.



Rollo'dan nefret mi ediyorum yoksa Rollo'yu takdir mi ediyorum o konuda çok kararsızım. Bir taraftan tüm dostlarına ailesine milletine ihanet etmiş oluyor ama öbür taraftan yeni ailesini dostlarını korumuş oluyor. Ama oradaki asıl sorun Rollo'nun kahraman olmak istemesi ve sürekli kardeşinin ardında kalmış olmanın verdiği eziklik hissi. Çok büyük bir savaşçı olarak geçiyor ama elinde hiçbir şeyi yoktu. Çok fazla suçlamamak gerekli bence. Ayrıca Rollo tarihte gerçekten çok büyük bir isim olarak karşınıza çıkıyor biraz araştırırsanız. Demek ki kendi için aldığı kararlar doğru ki böyle büyük bir isim haline gelmiş.

King Harald konusuna gelirsek savaşın kaybedilmesine en çok sevinenler o ve kardeşi. Çünkü geldiği ilk bölümde niyetinin Ragnar'ın yerini eline geçirmek olduğunu söylemişti. Biliyorsunuz ki bu tarz savaşçı toplumlarda itibar ve güç her şeydir. Ve Ragnar bu yenilgiyle itibarını kaybederken onun yerine geçmek isteyenler için büyük bir fırsat doğdu diyebiliriz.

Bir diğer merak edilen soru ise Lagertha ölecek mi ? Bu konuda fikrim çok net kesinlikle hayır. O halde çocuk ne olacak derseniz işte orası hakkında en ufak bir fikrim yok. Şu ana kadar kahinin dizide yaptığı tüm kehanetler doğru çıktı dolayısıyla çocuğun doğmayacağından neredeyse eminim gibi ama Lagertha'nın öleceğini de zannetmiyorum.



Harbard konusu benim kafamı çok kurcalıyor. Çünkü bir türlü taşları yerine oturtamıyorum. Hele bu bölümdeki Floki'yle olan benzetme sahneleri kafamı daha da allak bullak etti. Floki'nin Loki olduğunu düşünüyordum, Harbard'ın da Odin. Ama böyle bir durumda nasıl o tarz bir benzetme yapılabilir bir fikrim yok. Bir de Loki'nin şekil değiştirme yeteneğinin olduğunu biliyoruz. Acaba diyorum Loki yine ikili oyunlar mı yapıyor napıyor belli değil. Çok kafam karışık o konuda. Ayrıca iskandinav mitolojisine çok hakim olmadığım için de çok atıp tutmak istemiyorum.

Son olarak bölüm sonunda Ragnar'ın geri çekilme kararı aldığını öğrendik. Öyle olacağını biliyordum çünkü dizi History'de yayınlandığı için tarihe uyabildikleri çerçevede uyuyorlar. Dolayısıyla tarihte de olduğu gibi  artık Paris'ten vazgeçip yeniden İngiltere üstüne saldıracak Ragnar ve sezon 5'in sonunda Ragnar'ın öleceğini düşünüyorum. Bu sezonla ilgili düşüncelerim ise  artık olay Ragnar ve King Harald arasındaki taht kavgasına dönecek gibi geliyor.

Hem bölümlerin hem de dizinin genel bir incelemesini yaptığımız güzel bir yazı oldu. Umarım sizler de keyifle okursunuz. Ayrıca yazılarımdan anında haberdar olmak için sağ kısımdan beni veya siteyi takip ederseniz kazanan kesinlikle siz olacaksınız. Okuduğunuz için teşekkürler takipte kalın.

Dipnot : Ragnar'ın sonda konuştuğu kişinin önemli biri olduğunu düşünmüyorum sadece ölü birisi o kadar.


31 Mart 2016 Perşembe

Arrow 4. Sezon 17. Bölüm İncelemesi ( Lay Down Biatch !! )

Arrow'un 4. sezon 17. bölüm incelemesiyle her zamanki gibi karşınızdayım. Benim için ayrı güzel bir bölüm oldu çünkü The Walking Dead'te en sevdiğim karakterlerden biri olan Beth'i Brie Larvan olarak Flash'tan sonra Arrow'da da görmek inanılmazdı. Söylemeden geçemeyeceğim Emily Kinney'in 20 gösterdiğine bakmayın bildiğim kadarıyla 30-31 yaşlarında. Umarım birkaç kez daha görürüz onu dizide diyerek Arrow'a geçelim.

Ben bu sezon Arrow'un gidişatı beğenmediğimi hep dile getirdim. Özellikle sezona o kadar hızlı başladıktan sonra ben bölümleri nasıl bekleyeceğimizi düşünüyordum. Onun yerine -arada güzel bölümler olmasına rağmen- genellikle yavaş-duygusal sahneler içeren ve asıl önemlisi temel konudan çok fazla sapan bölümler izletti bize. Birisi ölecek diye bekliyoruz tüm sezondur sanki her şey onun gölgesi altında kalıyormuş gibi hissediyorum. Daha ilk bölümden o sahneyi göstermeleri bu sezonu biraz zayıflatmış olabilir.



Bu bölüme gelecek olursan Beth pardon Brie Larvan hapisten kaçıyor -aynısı TWD'te de olmuştu ilginç- ve Felicity'nin yürümesini sağlayan çipin prototipini eline geçirmek için Felicity'nin peşine düşüyor. Felicity'nin ekiptenn ayrılmasından sonra o boş kalan kısma Curtis BU BÖLÜMLÜK geçti. İşte Team Arrow klasik muhabbetler bir bölümde her şeyi toparladı bla bla bla.

İlk olarak Curtis'le ilgili konuşmak istiyorum. Bana kalırsa Felicity'nin yerine geçmeyecek Curtis. Çünkü tüm sahnelerde sanki bize bu hayata uygun olmadığını belirtir gibi konuştu. Hele en sonunda partneriyle konuşmaları çok açıkça bunu gözler önüne serdi. O yüzden Felicity'nin geri dönmesini isteyenler için umut var sonraki bölümlerde.

Tabi bir de büyük kötümüz Damien Darkh var. Adam her şeyi kontrol edebiliyorken bir anda hapise düştü bir şeyler oldu derken en sonunda tekrar yükselişe geçti. Yine de ben Damien Darkh'ın o ilk baştaki karizmasının yok olduğunu hissettim sanki. Ama iyi haberlerim var çok beklememize gerek kalmadan Damien'la ilgili çok önemli şeylerin olacağı bir bölüm izleyeceğiz. Tabiki o bölümün başrolünde de en en büyük kötümüz Malcolm Merlyn var.



Andy konusunda konuşmak istiyorum ama ne diyeceğimi bilmiyorum. İlk başta iyiydi sonra kötü oldu öldü ondan sonra tekrar iyi oldu derken adamı yine dark side'a çektiler. Buradan sonra artık yüzde 90 ölecek başka çıkar yolu yok. Kötü olan konu ise Andy'nin Team Arrow hakkında her şeyi biliyor olması. Damien Darkh'ın elini çok kuvvetlendiriyor bu olacaklar.

Aksiyonu bol konusu kısır ama beklenti yaratması yeterli bir bölüm izledik. Arrow'da da sezonun sonlarına yaklaşıyor biraz daha çıtayı yükseltmeleri gerektiğini düşünenlerdenim ben. Laurel bu bölümde biraz daha sempatikti, belki Felicity'in tamamen devreden çıkarıp yine Laurel'e ağırlık verebilirler bilemiyorum. Haftaya bir hapishaneden kaçış bölümüyle karşılaşacağız. Her zaman keyifli olmuştur bu tarz bölümler eminim ki bizimkiler iyi iş çıkaracaklardır. Haftaya görüşmek üzere okuduğunuz için teşekkürler takipte kalın.


30 Mart 2016 Çarşamba

The Flash 2. Sezon 17. Bölüm İncelemesi ( Flash Back !! )

The Flash 2. sezon 17. bölüm incelemesiyle karşınızdayım. Her şeyiyle çok çok güzel bir bölümdü. İzlemek için ancak zaman bulabildim o yüzden çok geç oldu ama içerikle kendimi affettireceğimi düşünüyorum. Çok fazla bölüm isimlerimden bahsetmem ilgimi de çekmez lakin bu bölümün ismi Flash Back çok cuk oturmuş. Hem kelime oyunu yapıp hem de tüm bölümü özetlemişler. Bildiğiniz gibi Flashback kelimesi geriye dönüş hatta günlük kullanımda geçmişten kesit gibi kullanılıyor. Flash'ın geçmişe gittiği bir bölümde içinde Flash geçen bir isim bulmaları baya baya iyi olmuş.



Bölüm hakkından konuşmaya bu bölümden değil nasıl buraya geldiğimizden başlayacağım. İlk sezonu hatırlarsanız - biz de yapalım bir Flashback - Barry'e güçlerini kazandıran adam düşmanı çıkmıştı. Ardından bu sezon da daha tam netleşmese bile şu an için Barry'i güçlendirmeye ve onu hızlandırmaya çalışan adam yine düşmanı çıktı. Tüm bunların ardından bu bölüme geldiğimizde Barry'nin ne yapacağını merak ediyorduk hepimiz. Ki o da merağımızı boşa çıkartmayarak hızını arttırmaya çalıştı. Ve en sonunda geçmişe gidip her şeyi başlatan adamdan nasıl hızlanılacağını öğrenmeye karar verdi. Bana da ilk duyduğumda çok saçma bir fikir gibi gelmişti ama bölümü izleyince Barry'i yavana atmamamız gerektiğini fark ettim. Her ne kadar introda söylediği gibi yaşayan en hızlı adam olmasa bile çok farklı yetenekleri var Barry'nin ve onları uyguladığında ekibiyle birlikte en iyisi oluyor.

Şimdi yalan söyleyemeyeceğim Kötü Harrison Wells'i özlemişim çok fena. O kadar güzel kurgulanmış bir karakter ki hem her şeye hakim birisi hem de hiçbir gücü yok aslına bakarsanız. Hem en güçlü hem de en güçsüz. Reverse Flash olması sebebiyle asla diziden tamamen çıkamayacak olmasına çok seviniyorum.



Bölümün duygusal anları da çok duygusaldı. Bu geriye dönüş bölümleri her zaman için güzel olur zaten ama bir yandan da dizide kaybettiklerimizi bize gösterdiği için hüzün katsayısı da yüksektir. Eddie'yi ilk sezonda Iris'le Barry'nin arasına giriyor diye çok sevmezdim ama son bölüm yaptığı hareketler filan derken sevdirmiş kendisini izleyicilere fark ettirmeden. Bir an keşke ölmeseydi dediğim oldu.

Onun dışında bir türlü anlam veremediğim bir diyalog geçti Cisco ile Barry arasında. Barry Cisco'ya Hartley Ronnie'nin nerede olduğunu biliyor dedi. Ya geçen sezondan hatırlamadığım bir şeyler var ya da bu geleceği etkileyecek bir şeyler olacak. Açıklayabilecek biri varsa sevinirim gerçekten.

Toparlayacak olursak Barry hızlanmanın formüllerine ulaştı ama bunlar yeterli olacak mı dahası hızlanmayı başarabilecek mi ? Hepsinin cevabını sonraki bölümde göreceğimize eminim. Artık sezon finaline doğru yaklaşıyoruz dizinin bir tempo yakalaması ve güzel bir sonla bitirmesi gerek. Haftaya görüşmek üzere. Okuduğunuz için teşekkürler takipte kalın.

Dipnot : Eddie'nin video kaydı üzdü.


24 Mart 2016 Perşembe

Arrow 4. Sezon 16. Bölüm İncelemesi ( Artık Git Be Felicity !! )

Bu bölüme nasıl geldik öğrenmek isityorsanız buraya tıklayarak 4. Sezon 15. Bölüm incelemesine gidebilirsiniz.

Yine uzun bir aradan sonra bir Arrow incelemesiyle karşınızdayım. Son bölümden pek memnun kalmamıştım yine benzer bir bölüm oldu. Neden beğenmediğimi soracak olursanız dizide çok fazla aşk muhabbetleri geçince baymaya başlıyor. Şu dizinin ilk sezonunu bir hatırlayın Oliver adadan yeni gelmiş babasının listesini filan temizliyor bir yandan suç işliyor bir yandan polisten kaçıyor efsaneydi. Şimdi bakıyoruz koskocan Green Arrow sen git bir kadının peşinden koş her saniye. Nedense ben bir türlü bağdaştıramıyorum Oliver'a o tür davranışları. İki satır giriş cümlesi yazacağım derken yine koca bir paragrafı doldurdum yine.



Bu bölümün konusu eski dostumuz Cupid'in şehirde yeniden boy göstermesi ve Darkh'ın yargılanma aşamasıydı. İlk Cupid karakterinden bahsedecek olursak çok çabuk harcadılar her zaman olduğu gibi güzel bir karakteri. Ben böyle yan rollerin birkaç bölüm dizide bulunmasını seviyorum. Flash'ta da çok karşımıza çıkıyor bu mesele adamlar bir bölümde konu doldursun diye 10 dakikada hem ortaya çıkışını hem de yakalanışını gösterip çok güzel yan karakterleri heba ediyorlar. Tabi Felicity ve Oliver ikilisinin durumuyla birlikte Cupid'in geri dönüşü üzerinden güzel bir hikaye yakalamayı başarmışlar ona bir sözüm yok. Yalnızca bana göre birkaç bölüm daha yer verilebilirdi Cupid'e.

Diğer bir mesele Darkh cephesinde işler kötü gidiyor gibi gözükse de herkes biliyor ki öyle değil aslında. Darkh gibi güçlü birisi istese o hapishaneden elini kolunu sallaya sallaya kaçabilir. Ama onunla ilgili şeyleri bu sezonun 18. bölümünde görecekmişiz o zaman konuşuruz. Onun dışında son sahnedeki yüzüğü görünce hemen aklıma bunun totemi yoksa o muydu diye gelmedi değil. Yine de teori üretmek için çok erken daha.



En son olarak Oliver-Felicity ilişkisi artık öyle bıktırdı ki. Adamın başında elli milyon tane sorun var Felicity hanımefendi yok bana yalan söyledi yok ben uçup gittim yok sal beni. Sal gitsin harbi Oliver, sen de kurtul biz de kurtulalım. Haftaya The Flash'ta bir kadın vardı hani şu böcekleri yönlendiriyordu onun hapiste kaçıp Felicity'e saldırması işlenecek konu olarak. Eğlenceli bir bölüm olur umarım. Şu Felicity-Oliver ayrılığı diziye renk getirecektir. Okuduğunuz için teşekkürler takipte kalın.