Arrow İncelemesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Arrow İncelemesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Mart 2016 Perşembe

Arrow 4. Sezon 17. Bölüm İncelemesi ( Lay Down Biatch !! )

Arrow'un 4. sezon 17. bölüm incelemesiyle her zamanki gibi karşınızdayım. Benim için ayrı güzel bir bölüm oldu çünkü The Walking Dead'te en sevdiğim karakterlerden biri olan Beth'i Brie Larvan olarak Flash'tan sonra Arrow'da da görmek inanılmazdı. Söylemeden geçemeyeceğim Emily Kinney'in 20 gösterdiğine bakmayın bildiğim kadarıyla 30-31 yaşlarında. Umarım birkaç kez daha görürüz onu dizide diyerek Arrow'a geçelim.

Ben bu sezon Arrow'un gidişatı beğenmediğimi hep dile getirdim. Özellikle sezona o kadar hızlı başladıktan sonra ben bölümleri nasıl bekleyeceğimizi düşünüyordum. Onun yerine -arada güzel bölümler olmasına rağmen- genellikle yavaş-duygusal sahneler içeren ve asıl önemlisi temel konudan çok fazla sapan bölümler izletti bize. Birisi ölecek diye bekliyoruz tüm sezondur sanki her şey onun gölgesi altında kalıyormuş gibi hissediyorum. Daha ilk bölümden o sahneyi göstermeleri bu sezonu biraz zayıflatmış olabilir.



Bu bölüme gelecek olursan Beth pardon Brie Larvan hapisten kaçıyor -aynısı TWD'te de olmuştu ilginç- ve Felicity'nin yürümesini sağlayan çipin prototipini eline geçirmek için Felicity'nin peşine düşüyor. Felicity'nin ekiptenn ayrılmasından sonra o boş kalan kısma Curtis BU BÖLÜMLÜK geçti. İşte Team Arrow klasik muhabbetler bir bölümde her şeyi toparladı bla bla bla.

İlk olarak Curtis'le ilgili konuşmak istiyorum. Bana kalırsa Felicity'nin yerine geçmeyecek Curtis. Çünkü tüm sahnelerde sanki bize bu hayata uygun olmadığını belirtir gibi konuştu. Hele en sonunda partneriyle konuşmaları çok açıkça bunu gözler önüne serdi. O yüzden Felicity'nin geri dönmesini isteyenler için umut var sonraki bölümlerde.

Tabi bir de büyük kötümüz Damien Darkh var. Adam her şeyi kontrol edebiliyorken bir anda hapise düştü bir şeyler oldu derken en sonunda tekrar yükselişe geçti. Yine de ben Damien Darkh'ın o ilk baştaki karizmasının yok olduğunu hissettim sanki. Ama iyi haberlerim var çok beklememize gerek kalmadan Damien'la ilgili çok önemli şeylerin olacağı bir bölüm izleyeceğiz. Tabiki o bölümün başrolünde de en en büyük kötümüz Malcolm Merlyn var.



Andy konusunda konuşmak istiyorum ama ne diyeceğimi bilmiyorum. İlk başta iyiydi sonra kötü oldu öldü ondan sonra tekrar iyi oldu derken adamı yine dark side'a çektiler. Buradan sonra artık yüzde 90 ölecek başka çıkar yolu yok. Kötü olan konu ise Andy'nin Team Arrow hakkında her şeyi biliyor olması. Damien Darkh'ın elini çok kuvvetlendiriyor bu olacaklar.

Aksiyonu bol konusu kısır ama beklenti yaratması yeterli bir bölüm izledik. Arrow'da da sezonun sonlarına yaklaşıyor biraz daha çıtayı yükseltmeleri gerektiğini düşünenlerdenim ben. Laurel bu bölümde biraz daha sempatikti, belki Felicity'in tamamen devreden çıkarıp yine Laurel'e ağırlık verebilirler bilemiyorum. Haftaya bir hapishaneden kaçış bölümüyle karşılaşacağız. Her zaman keyifli olmuştur bu tarz bölümler eminim ki bizimkiler iyi iş çıkaracaklardır. Haftaya görüşmek üzere okuduğunuz için teşekkürler takipte kalın.


15 Eylül 2015 Salı

Arrow 3. Sezon İncelemesi Ve Açıklamalarım

3. sezonu bitireli nerdeyse 15 gün oldu bir türlü incelemesini yazmaya zaman bulamadım gün bu gündür. Ayrıca birkaç karar aldım onları da yazının sonunda sizlerle paylaşacağım.

3. sezon tam beklediğim gibi oldu, yine büyük düşman yine Starling City en sonunda tehlike altına giriyor ve yine Arrow kazanıyor. Dizinin bu tekdüzeliği hafif canımı sıksa da sonuçta süper kahraman dizileri böyle oluyor yapacak bir şey yok. Ama bence en heyecanlı sezon oldu özellikle A.T.O.M'un diziye girmesi karakter çeşitliliği bakımından bir de Flash'ı ekleyince çok güzel oldu.

Sezonun genel konularını 2. sezonun sonuyla birlikte bir özetlemeye çalışırsak güzel olur diye düşünüyorum. 2. sezonun finalini hatırlarsanız Thea babasıyla birlikte şehirden kaçmıştı, babasının Malcolm olduğunu bilmeyen kalmamıştır herhalde. Malcolm Thea'yı eğitip gerçekten güçlü birisi olmasını sağlıyor ama ona en büyük kötülüğü de yaptırıp bir çeşit ikna edici uyuşturucuyla Sara'yı öldürttürüyor. Ve sezonun tüm konusu ortaya çıkmaya başlıyor. Dizide çokça adı geçen Suikastçiler birliği Malcolm'un peşindeyken onların bir üyesinin de ( Sara ) onun kızı tarafından öldürülmesi işleri iyice yokuşa sürüyor. Malcolm da bu işten kurtulmak için Thea'nın Sara'yı öldürdüğü görüntülerini Arrow'a Ollie'ye Oliver'a ne derseniz deyin şantaj yapmak için kullanıyor. Çünkü Suikastçiler birliğinin başından öldüğünde tüm kan borçları silinmiş oluyor. Böyle böyle derken Oliver kız kardeşini kurtarabilmek için Ra's Al Ghul'a düello talebinde bulunuyo ama kaybediyor. En son Oliver'ı öldürmek için bıçaklayıp uçurumdan aşağı atıyor. Ama Oliver eski dostu Maseo'nun yardımı ölmeyince başına asıl sorun açıılıyor. Ghul'un kılıcıyla ölmeyen kişi yeni Ghul olmak zorunda. Oliver bunu kabul eder mi etmiyor tabi ve sezon bu ikilinin final macerasına kadar gidiyor.

Benim asıl bu 3. sezonda öğrendiğim şey dizinin en önemli karakterinin Felicity olduğudur. Çünkü bütün yapılan her olay ya da kişiler onun etrafında kurgulanıyor. Örneğin; Flash ile Felicity, ATOM ile Felicity, en sonunda Arrow ve Felicity. Ne var bu kızda bu kadar bilmiyorum.

Az biraz yan karakterlerin başına gelen şeylerden bahsedecek olursak Diggle ile Lyla'nın çocukları oldu sonra evlendiler. Onun dışında sezonun son bölümlerinde oluşan ve sezon finalinde devam eden John ile Oliver arasındaki kavga bu sezonda devam edecek gibi gözüküyor.

Roy Harper yani Arsenal'ın diziden ayrıldığını sanıyorum büyük ihtimal ama çok emin değilim. Sonradan eklemeli not : Geri döneceğini açıkladı Arsenal !!

Lance ailesinde işler çok karıştı ne ben o kısma girmek istiyorum ne de siz okuma istersiniz. Ama iki üç bir şey söyleyeyim yine de. Quentin Lance kızının ölümünü sakladığı için Arrow'a karşı yine cephe alıyor. Laurel Sara'nın ölümünden sonra Black Canary oluyor filan çok fazla şey var onlarla ilgili.

Koskoca bir sezonu böyle 1 sayfada anlatmak gerçekten çok zor. İşte bu yüzden önümüzdeki sezonla beraber Arrow'u da bölüm bölüm inceleyip kritiklerini yapacağım. Onun dışında izlediğim bir kaç dizi daha var onlar içinde düşünüyorum bu tarz şeyler. Eğer öyle olursa Arrow, The Walking Dead, The Flash, The Big Bang Theory ve belki küçük bir ihtimal Game Of Thrones için her bölüme ayrı inceleme serileri gelebilir. Okuduğunuz için teşekkürler takipte kalın. Ha bu arada en önemli şeyleri söylemeyi unuttum Arrow'un kimliği ve yeni Ra's Al Ghul ile ilgili çok önemli şeyler oldu izleyinde görün.

9 Ağustos 2015 Pazar

Dizi İncelemesi : Arrow Sezon 2

Arrow'un 2. sezonunu bu gece ancak bitirebildim. Normalde 1 hafta bile sürmez diye düşünüyordum ama bu sıralar biraz oyunlara dalınca neredeyse 3 hafta sürdü. Sezonla ilgili ilk söylemek istediğim beklentilerimin tamamen ötesinde bir sezon oldu. İlk sezonu da çok beğenmiş olmama rağmen sanki 2. sezonda bir düşüş olur gibime geldi ama dizi tam tersini kanıtladı bizlere.

2. sezon deprem felaketinin ardından olanları anlatmakla başladı tahmin edeceğiniz üzere. Oliver; Tommy'nin ölmesi, annesinin yaptıkları derken deprem olayından sonra mahsur adaya geri dönüş yaptı. Sonra kankileri Felicty ve Dig gidip geri getirdi ama değişmiş biri olarak geri geldi. O katil olan Arrow gitti yerine işleri kimseyi öldürmeden yapan adam geldi. Onun dışında ikinci sezonun konusunu Slade-Arrow çekişmesinin kapladığını söylesek çok yanlış olmaz herhalde. Merak etmeyin sezon finalinde sona eriyor 3. sezon yeni bir şeyler var gibi spoilerlar duydum bakalım artık.

Slade'in yaptıkları Oliver'ın ve çevresindekilerin hayatlarını mahvetti. Sonra diziden alışkın olduğumuz Starling City'i yok etme planları bu kez Slade tarafından tekrar uygulamaya geçirildi ki bence bu kısmı biraz tekrar gibi oldu. Aynı pastayı ikinci kez yedirdiler, yedikte.

2. sezonda çok seveni olduğunu düşünmediğim için öldüğünü burdan yazıcam kimsenin sonradan -laaaan söylenir mi o- diye kızacağını düşünmüyorum. Moira Quinn Slade tarafından öldürüldü çok üzülmedim, sevmemiştim zaten o karakteri pek.

2. sezonda Black Canary yaniiiii Sara'yı gördük. Evet kendisi ölmemiş bi sürü şeyler olmuş en son suikastçi olduğunu öğrendik tıpkı Arya Stark'ın olacağı gibi buuuuuum çaktım spoilerı. Oliver'la güzel giden ilişkileri vardı ama Sara bitirdi son bölümlerde ilişkiyi.

Quinten Lance sonunda Arrow'la kanki oldu hatta ona yardımdan rütbeleri filan düşürüldü hapse girdi çıktı filan falan ama sevmeye başladım o karakteri hafiften yalan yok.

Her şeyi teker teker anlatmayayım ama güzel bir sezondu bence. Çok hareketli miydi derseniz hayır değildi. Ama hikaye bakımından oldukça iyiydi. Thea'nın gerçek babasının kim olduğunu öğrendiğimde baya baya şaşırdım ama sonra taşlar yerine oturmaya başladı. Zaten bi yerden sonra Mirakuru denen şey ortaya çıktı ve 2. sezonu öyle bitirdik.

Son olarak 3. sezon ile ilgili tahminlerimi yazmak istiyorum. Kesinlikle Laurel ve Oliver ikilisi tekrar bir araya GELMEYECEKTİR. Eminim yani çünkü çok fazla şey oldu özellikle Sara muhabbetinden sonra o ihtimal kapandı. Felicty ve Oliver ikilisini görücez çok çok büyük ihtimal. Yine 3. sezonda da bir büyük rakip çıkıp sezon finalinde onunla kapışacaktır Arrow. Yani aynı tempoda aynı tarzda bir 3. sezon bekliyorum. En kısa zamanda bitirmeyi planlıyorum. Okuduğunuz için teşeküürler. Takipte kalın.

23 Temmuz 2015 Perşembe

Dizi İncelemesi : Arrow Sezon 1

Eğer siz de benim gibi süper kahraman hayranıysanız, işte bir efsane yapım ..

İlk sezonun konusunu ve her şeyin başlangıcını özetlersek ; Oliver Quinn çapkın, milyoner, bildiğimiz zengin çocuğudur. Bir gün babasıyla birlikte tekne gezisinde teknelerinin batmasıyla ıssız bir adaya düşer ve buradan ancak 5 yıl sonra kurtarılır. Ama kurtarılana kadar başına gelenler ve kurtarıldıktan sonra dönüşeceği kişi emin olun bambaşka bir şey.

Sıfır spoilerlı özetimden sonra dizinin henüz 1. sezonunu yeni yeni bitirdiğimi üzüntüyle söylemekteyim. Uzun süredir gözüme çarpıp duruyor ama kısmet olmadı. Bu arada aklıma gelmişken söyliyeyim The Flash'ı izleyecekseniz önce bunu izleyin yoksa spoiler manyağı oluyorsunuz benden söylemesi. 1. sezon oldukça heyecanlı başladı Oliver'ın adadan kurtalışı daha sonra Laurel ve kız kardeşiyle olan ilişki durumu ilan derken Kanunsuz'umuz arkadaş edinmeye başladı ki bence işler daha güzel olmaya başladı. Babasının ona söyledikleriyle ve kitabıyla Starling Şehrini hayal kırıklığına boğanları cezalandıran Quinn, Felicity ve John'la bence çok güzel bir grup oldular.

Söylemeliyim ki aşırı sürükleyici bir sezondu. Konuların birbiriyle uyumu, hem ada hayatına geri dönüşler ( flashback ) hem de günümüzü anlatması hoşuma gitti oldukça. Karakterlerden malesef  Quinten Lance'a hiç ısınamadım umarım sonraki sezonlarda her gördüğümde yine mi bu adam diye söylenmem. Onun dışında Felicity'i zaten Flash'tan bildiğim için o konuda spoiler manyağı oldum ama olsun artık.

Özetlemek gerekirse ilk sezon acayip heyecanlı başlayıp DEPREM gibi bitti. İkinci sezon nasıl olacak Oliver Laurel ikilisine ne olacak şirket ne olacak çok merak ediyorum. Takipte kalın.

Dipnot: Thea sen nesin öyle yarabbim efsane bu dizideki favorimde sensin.