Açlık oyunları eleştirisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Açlık oyunları eleştirisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Eylül 2015 Pazartesi

Açlık Oyunları 2 Ateşi Yakalamak Film İncelemesi

Serinin ikinci filminin incelemesiyle karşınızdayım. Biraz şaşırmış biraz da hayal kırıklığına uğramış şekilde incelememize geçelim.

Konuyu özetlemekle başlarsak ; ilk turnuvanın ardından çıkan ve çıkması muhtemel isyandan sorumlu tutulan Katniss'i öldürmek isteyen Capitol şehri yöneticileri 75. yıl turnuvasında eski şampiyonları tekrar çağırıyor. Ve yeni turnuva filmimizin konusu. Aslına bakarsanız da gerçek olarak her şeyin başlangıcı.



İlk filmin incelemesinde bir tahmin yürütüp ikinci film arena şeklinde değil devrimin aşamalarını göreceğiz diye söylemiştim. Kısmen haklı kısmen haksız çıktım. Neredeyse ilk filmin aynısını tekrar koydular önümüze. İlk filmde ne vardı konuyu anlatma daha sonra ünlü turnuvanın yapılışı ve sonucu vardı. İkinci film işte sonuç kısmından sonrasını anlatıyor lakin tekrar ilk filmdeki sıraya dönerek. İlk filmde olduğu gibi bunda da tekrar yarışma oldu ve tekrar sonuca bağlandı DEVRİM. Tamam güzel bağladınız da niye iki filmle ? Ben bu tarz serilerde ya birbirinden bağımsız olmasını hikayelerin ya da bağlı bile olsa kendini tekrar etmemesini isterim. İlk filmi izlemeden şu filme geçseniz açık konuşuyorum kaybedecek hiçbir şeyiniz yok.

Değinmek istediğim bir nokta daha var ki bence filmin konusu bu kadar hit olmayı hak etmiyor. Klasik hayatta kalma filmlerinin içine biraz hikaye biraz bilim kurgumsu şeyler ekleyince insanların nasıl bu kadar bayıldığına anlam veremiyorum. Resmen aynı filmin farklı bir versiyonunu ikinci kez izlettiler. Neredeyse hayatta kalmadaki aksiyonlar bile benzerdi ki bu tarz filmlerde en en olmaması gereken şeydir.



Çok fazla kötülediğimi biliyorum ama her filmi kendi klasmanı içinde değerlendirmek gerekiyor. O kadar büyük bütçeleri ve ünü hak ettiğini düşünmüyorum. Favori serilerimden biri olduğu için söylüyorum siz Hobbit'te aynı şeyi iki kez gördünüz mü. İki kez turnuva olabilir hadi kabul edelim de eee aynı o yayık yayık konuşan sunucuyu izlemek için 2 filmde 1 saatimi verdim yazık değil mi ?

Ne olacak artık pek bilmiyorum umurumda da değil ama 3. filmi de izleyeceğim. İnsanların bu kadar sevip anlam verdiği ne var onu merakımdan sırf? Belki karakterlere ısınamamış olabilirim ya da başka bir şey. Umarım 3. film artık farklı bir şeyler sunar yoksa gerçekten üzüleceğim. Okuduğunuz için teşekkürler takipte kalın.

İlk filmin incelemesini buradan ulaşabilirsiniz.

Dipnot: Bu filmin incelemesidir kitaplar hakkında hiç bir fikrim yok onlar muhteşem olabilirler.


20 Eylül 2015 Pazar

Açlık Oyunları ( The Hunger Games ) Film İncelemesi

Bir başka abartılmış ve şişirilmiş film serisinin ilk filmini az önce izledim. Öncelikle şunu söylemek istiyorum ki burada tamamen film hakkında eleştiriler olacak kitapları hakkında hiç bir fikrim yok. Kitaplar güzel olabilir lakin film gerçekten kötüydü. İsterseniz biraz yapım aşamalarından bahsedeceğimiz alt paragrafa geçelim öncelikle.

Film, Suzanne Collins'in aynı adlı kitabından sinemaya uyarlanmış. 2012 yılında vizyona giren filmin başrollerini ise Jennifer Lawrence ve Josh Hutchenson paylaşıyorlar. Yönetmenlik koltuğunda ise Gary Ross oturmakta. 78 milyon dolar bütçeyle çekilmiş filmin gişe hasılatı ise yaklaşık 700 milyon dolar.



Filmin konusunu özetleyecek olursak ; belli olmayan bir gelecekte Kuzey Amerika'da belli bir isyanlar veya kıyamet gibi bir şeyden sonra yeni bir düzen kuruluyor. Bu kurulan düzenin başkenti Capitol şehri. Ve bu şehrin etrafında bu kıyamet döneminde onlara sırtını dönen dışlanmış insanların yaşadığı bölgeler bulunmakta. Aklıma direk In Time geldi çok benziyorlar o açıdan ikisi. Herneyse işte bu Capitol şehri halkın insanları yöneticileri bu dışlanmış insanları korku altında tutmak için çokta bir marifet gibi her yıl turnuva düzenliyorlar. Turnuva her bölgeden 1 erkek 1 kız seçilip bunların hepsinin ölümüne -tek bir kişi kalana dek- savaşmaları üzerine. 12 bölgeden toplam 24 kişi ve sadece 1 tanesi sağ kalıyor. İşte film bize bu yarışmayı anlatıyor.

Az spoilerla özet kısmını kapatmayı başardığım için mutluyum. Bir tahminim var serinin nasıl devam ettiğine dair onu paylaşmak istiyorum. Çok büyük büyük ihtimal tekrar bu Capitol şehrinne karşı ayaklanma çıkacak işler çok fena karışacak. Çünkü insanların o şekil yaşamaya devam etmesi tamamen saçmalık. Zaten bir kaç istan sahnesi geçti bile filmde şimdiden sonraki serilerin tamamen bunun üstüne olacağını düşünüyorum. Yani diğer filmler gelecekteki turnuvaları değil yaşanacak olayları ele alacaktır.



Görüşlerime gelecek olursak bence tamamen abartılmış bir seri en azından ilk filmiyle. Bildiğimiz şu survive tarzı filmlerin değişik bir formatı gibi geldi bana. Aksiyon desek neredeyse hiçbir şey yoktu öyle iki köpek peşlerinden koşuyor diye aksiyon muhabbeti yapanları hiç anlamıyorum. Bilim kurgu desen ona dair de çok bir şey yok. Anlayacağınız ne olduğu belli olmayan şişirilme filmlerden biriydi. Tekrar söylüyorum kitapları çok güzel olabilir detaylarla güzelleşebilir orasını bilemem ama film kötüydü. Bir de iki erkek arasında kalan kız muhabbeti ekleyince tamamen soğudum filmden kesin oradan da kavgalar çıkacak.

Genel olarak diğer filmlerle birleşince güzel olacağını düşünüyorum ama tek başına bu kadar şöhreti, itibarı hak etmediğinde hem fikiriz herhalde. İkinci filmi yarın izlerim diye düşünüyorum ama o da kötü çıkarsa 3. film incelemesi gelmeyebilir. Okuduğunuz için teşekkürler takipte kalın.

Diiiiiiiiiipnot:  Adı geçmişken In time film incelemesi linkini şuraya ekleyeyim merak ederseniz okursunuz.